DiYET.COM

Diyet ve beslenme ile ilgili herşey

Thursday
Mar 11th
Text size
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size


Beslenmenin Ağız ve Diş Sağlığındaki Önemi

e-Posta Yazdır

diş sağlığı ve beslenme

Diş sağlığında gebeliğin ilk 3 ayındaki beslenme büyük rol oynar.
Tüm besin öğeleri diş gelişimini doğrudan veya dolaylı olarak etkiler.
 

Doğrudan etkileyen en önemli besin öğeleri protein, kalsiyum, fosfor, magnezyum, D vitamini, C vitamini, A vitamini ve flordur.

Besinlerin seçimi, tüketim zamanı diş çürükleri yönünden büyük önem taşır.
Ağzımızda 60-70 tür bakteri bulunmaktadır.
Bu bakteriler gıdalardaki şekerle beslenmekte ve atık ürünler olarak asit üretmektedirler.
Bu nedenle şekerli besinler yemek aralarından çok öğünlerde, diğer besinlerle birlikte alınmalı, aralarda yendiğinde hemen dişler fırçalanmalı ve bu tür besinler  fazla tüketilmemelidir.
Asit dişin minesinin çözünmesine yol açar ve çürüme süreci başlar.
Karbonhidratlı yiyecek ve içecekler diş çürüğüne daha fazla sebep olmaktadır.
Sükroz diğer şekerler arasında (çürük yapıcı) etkisi en yüksek olandır .
Hazır meyve suları içlerine eklenen şeker nedeniyle çürük yapıcı etki gösterirler.
Pirinç, patates ve ekmek gibi nişastadan zengin besinlerin diş çürüğü oluşturma etkisi sükrozdan daha azdır.
Peynir tükrük salgısını arttırır, şekerin hemen ardından yenildiğinde Ph'nın kritik düzeye inmesine engel olur .
Yemeğin ardından yenen peynir yemeğin çürük yapıcı etkisini azaltır.
Süt proteinleride mine yüzeyinden emilebilmekte ve minenin yıkımını önleyebilmektedir.
Yemek yeme sıklığı ile diş çürümesi arasında bir ilişki vardır.
Yiyecek ve içecekler ne kadar sık tüketilirse dişlerdeki potansiyel çürük tehlikesi o kadar fazla olmaktadır.
Günde yaklaşık 6 kez yeme ve içme (fluorlu bir diş macunuyla iyi bir ağız temizliği sağlanması şartıyla) güvenli bir sayıdır.
Öğünler arasında ise yemeklerden sonra 20 dakika şekersiz sakızların çiğnenmesi tükürük miktarını arttırır.
Böylece hem dişler temizlenir hem de ağzımızdaki mikroorganizmaların yediğimiz yemekleri parçalaması sonucu açığa çıkan asit ortam normale döner.
Ayrıca tükürükteki mineraller dişteki mineral kaybını onarmış olur.
Tükürük çürüklere karşı koymada hayati rol oynar.
Tükürük dişlere temas eder etmez iki mineral (fosfor ve kalsiyum) açığa çıkarır.
Bu mineraller diş minesine nüfuz eder ve dişin onarım (remineralizasyon) süreci başlar.
Diş macunundan gelen ağızdaki fluor da bu onarımı takviye eder.
Bütün bunlara ek olarak tükürükte tampon vazifesi gören başka maddeler de vardır.
Bunlar bakteriler tarafından üretilen asidi nötralize ederek ağızdaki ve diş yüzeyindeki asit seviyesini düşürürler.
İşte bu nedenlerle diş çürüklerini önlemek amacıyla öğünler arasında 2-3 saat zaman bırakılmalı ve sık sık atıştırmamalıdır.
Böylece ağızdaki mikroorganizmaların ürettiği asit sonucu dişlerde meydana gelen mineral kaybı tükürükteki mineraller tarafından giderilebilir.
Tükürüğün oynadığı diğer önemli bir rol de yiyecek parçalarının dişlerden ve ağızdan uzaklaştırılmasıdır.
Uyurken herkesin ağzı kurur.
Bu süre içinde ağız temizliği çok yavaştır.
Bu nedenle yatmadan önce dişleri fırçalamak ve tekrar bir şey yememek çok önemlidir.
 

www.aksam.com www.topkapi.com www.tarhana.com www.safrani.com.tr