
Çocukluk ve ergenlik dönemi beslenmesi birinci derecede aileden daha sonrada arkadaş çevresinden etkilenir.
Çocuk büyüdükçe sosyal çevresi de genişler. Okul, arkadaş çevresi, medya ve reklamlardan etkilenir.
Beslenme alışkanlıkları sağlıklı olmayan çocuklar için bu dönem oldukça önemlidir.
Bilinçsizce sadece canının çektiğini miktar olarak fazla yemeğe yönelik hatalı beslenme ve karın doyurma davranışı çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimlerini olumsuz yönde etkilemektedir.
Yanlış beslenme alışkanlıkları özellikle ergenlik döneminde ortaya çıkabilecek ciddi yeme bozukluları şeklinde karşımıza çıkabilmektedir.
Vücutları geliştikçe ve bir yetişkin hattını aldıkça vücutlarının görüntüsü üzerine odaklanmaları normaldir .
Ancak gençler genelikle kendileri için en iyi boy ve kilo ile ilgili yanlış bilgi ve fikirlere sahiptirler.
Özellikle 9-18 yaş arasındaki kızların %50 –60'ı erkeklerin ise %23'ü kendilerini aşırı kilolu görmektedirler.
İnce olmanın baskısı yaşıtları tarafından kabul edilen bir birey olma baskısı ile yakından ilişkilidir.
İnce insanlar başarılı popüler ve çekici kabul edilmektedir.
Bu mesaj yazılı ve görsel basının desteği ile de pekiştirilmektedir.
Genç kızlar çekici bir vücuda sahip olma dürtüsüyle diyet yaparken erkekler egzersize ağırlı vermektedir.
Yapılan bu diyetler genelde etkisiz hatta tehlikelidir.
Bu diyetler özellikle büyüme gelişmenin devam ettiği, kemik gelişiminin ve yoğunluğunun arttığı, genç kızlarda menstrüel siklustan dolayı demir kaybının olduğu ergenlik döneminde sorunları arttırmaktadır.
Bu diyetler büyüme gelişme geriliği ile birlikte
- vücudun enerji dengesinin bozulmasına yol açar,
- osteoporoz riskini arttırır,
- kanda ürik asit miktarını arttırır,
- kanda yağ miktarını arttırır,
- kalpte ritm bozuklukları yapar,
- kansızlık,
- derslerde ilgi ve öğrenme azlığı,
- kemik mineralizasyonunda bozukluklar,
- çeşitli psikolojik sorunlar
gibi bozukluklar ortaya çıkarmaktadır.
Ayrıca yapılan yanlış diyetler sonucunda anoreksiya nervoza ve bulumia gibi yeme davranışlıkları bozuklukları da bu tip diyetlerin kaçınılmaz sonları olabilmektedir.
Yeme davranışlarını düzeltmek dengeli ve yeterli beslenmeyi uzun vadede kazandırmak gerekir.
Şişmanlık sorunu olan gençlerin uzman bir kişi tarafından öyküsü alındıktan sonra biyokimyasal tetkikleri dikkate alınarak beslenme programının düzenlenmesi gerekmektedir.
Sık ve az beslenme ile birlikte fiziksel aktiviteninde arttırılması gençlerin şişmanlık sorunlarının çözümlenmesine yardımcı olacaktır.
Düzenli ve yeterli beslenme alışkanlıklarını kazanılmasının başında güne kahvaltı ile başlamak gelmektedir.
Sihirli diyetler, mucize çaylar beyin ve vücut gelişimini olumsuz etkiler.




